Parfüm Seçimi
Kokular genellikle, ilk sürdüğümüz andaki gibi kalmazlar; birkaç saatlik bir zaman dilimi içinde değişimlere uğrarlar. Parfümün ilk burnunuza gelen halini sevebilirsiniz, ancak sabırlı davranmanız gerekiyor. Bir müziğin ilk notalarının sizi etkilemesi, o parçanın tamamını seveceğiniz anlamına gelmiyor çünkü. Aynı şekilde, bir kokunun daha sonra sizi hayal kırıklığına uğratmaması için kokunun tamamını dinlemelisiniz.
Kokunun sürülmesini izleyen ilk dakikalarda (otuz saniyeden, iki-üç dakikaya kadar), kokuyla ilgili “ilk izlenim” ediniriz. Çoğu tüketici, kokunun zamanla beraber son ve asıl halini almasını beklemeden parfümü bu ilk etkiye dayanarak alırlar.
Kokunun zaman içindeki seyrinde “ikinci aşama”, beşinci ve onuncu dakikalar arasında yaşanır. Bu bölümde koku, ilk duyduğumuz “notaları”ndan biraz daha farklı bir tondadır. Ardından “final”e; kokunun tene iyice sindiği ve gerçek karakterini tam anlamıyla gösterdiği aşamaya geçilir. Sonraki birkaç saat boyunca üzerinizde taşıyacağınız, asıl almakta olduğunuz kokudur bu. Bu yüzden, kararınızı vermeden önce kokuyu bir süre üzerinizde taşımanızda yarar var. Kokuyu sürdükten sonra dükkanda yirmi dakika kadar oyalanın, şişeden ilk çıktığı andaki kadar sizi etkileyip etkilemediğine karar verin.
Mümkünse, dükkandan çıkarak açık havada, parfümerideki diğer kokuların birbirini sabote etmediği bir ortamda da parfümü koklayın. Kokuyu, final aşamasına ulaştıktan sonra da sevdiğinize karar verdiyseniz, eve döndüğünüzde de pişman olmayacaksınız demektir.
Hiçbir koku, iki ayrı insanın teninde aynı etkiyi gösteremez; parfüm teninizin kimyasıyla birleştiğinde, bambaşka ve sadece size özgü bir formül çıkar ortaya. Bir parfümü, kişiliğinizin bir simgesi ya da ifadesi yapan da budur. Giysi gibi bütün gün üzerinizde taşıyacağınız bir koku, kendinize güveninizi tazeleyecek ve birtakım güçlüklerin üzerine gitmek için güç verecektir.
Kişiliğinizi yansıtacak, imzanız gibi sizi simgeleyen tek bir kokuya mı bağlı kalmalısınız? Böyle bir zorunluluk tabii ki yok, her ne kadar belli bir süreklilik gerekse de… Kimi kadınlar sürekli koku değiştirip, o çiçekten bu çiçeğe konarken, kimileri de, asla vazgeçmedikleri favori bir koku edinirler. Bazıları da, bir dönem belli bir kokuya sadık kalır, sonra günün birinde değiştiriverirler. Genellikle de bu önemli bir olayın sonrasına rastlar; yeni bir iş veya sevgili gibi… (Uzmanlara göre bu, koku ile hafıza arasındaki yalan ilişkiden kaynaklanıyor; geride bırakmak istediğiniz bir döneme ait kokular, kötü anılan canlandırabiliyor)
